Türkiye otomotiv sektörü, nisan ayında hem sıfır hem de ikinci el araç satışlarında ciddi bir daralma yaşadı. Quick Finans ve SmartIQ iş birliğiyle hazırlanan “2. El Oto Raporu”, bu durumu çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Sıfır kilometre araçlardaki rekabetçi kampanyalar ve yatırım tercihlerindeki değişimler, ikinci el pazarında yıllık bazda yüzde 15’lik bir düşüşe sebep oldu.
Nisan ayı itibarıyla, sıfır kilometre otomobil ve hafif ticari araç satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 azalarak 104 bin 298 adete geriledi. Mart ayında yaşanan küçük bir artışa rağmen, genel tablo hâlâ olumsuz bir seyir izliyor. Yılın ilk dört ayında toplam satış hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında azalarak 369 bin 696 adede düştü.
İkinci el otomobil pazarında ise alarm verici bir durum söz konusu. 15 yaş ve altındaki araçlarla sınırlı ikinci el pazarı, yılın başından beri süregelen talep düşüşüyle birlikte nisan ayında yıllık bazda yüzde 15 oranında bir çöküş yaşadı. Uzmanlar, bu durumu iki ana faktöre bağlıyor: Öncelikle distribütörlerin sıfır araç stoklarını eritmek amacıyla başlattığı agresif kampanyaların ikinci el piyasasını olumsuz etkilemesi, ikincisi ise küresel jeopolitik risklerin ve yüksek faiz oranlarının otomobili bir yatırım aracı olmaktan çıkarması.
Raporda, ikinci el piyasasının küresel çatışmalar ve makroekonomik dalgalanmalara karşı sıfır araç pazarına göre daha savunmasız olduğu vurgulanıyor. Nisan ayında ikinci el satışları, aylık bazda yüzde 3’lük bir artış göstererek 334 bin 154 adede ulaşsa da bu, yıllık analizde tatmin edici değil. Geçtiğimiz yıl nisan ayında 392 bin 231 adetlik satış rakamı göz önüne alındığında, bu durum pazarın zayıf kaldığını gösteriyor.
Ayrıca, araçların stokta kalma süreleri de önemli bir gösterge. Mart ayında ortalama 45 gün olan satış süresi, nisan ayında 46 güne çıkarak artış gösterdi. Binek araçlar bir gün daha fazla beklerken, hafif ticari araçların satış süresi 44 günle stabil kaldı. Analistler, satış adetlerindeki küçük değişikliklere rağmen stok eritme hızının yetersiz olduğunu ve ayakta kalmak isteyen işletmelerin “agresif ve doğru fiyatlama” stratejileri geliştirmeleri gerektiğine dikkat çekiyor.
Hafif ticari araç pazarında ise nisan ayında büyük bir daralma görüldü. Mart ayında yaşanan kayıpların ardından nisanda 47 bin 398 adet satış gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 oranında bir azalma yaşandı. Bu durum, esnaf ve KOBİ’lerin lojistik yatırımlarını askıya aldıklarını açıkça ortaya koyuyor.
Piyasanın genelindeki karamsar tablo, 15 yaş ve üzerindeki araçların talebinin artmasına sebep oldu. Eski araçlara yönelim, mevcut ekonomik koşulların bir sonucu olarak değerlendiriliyor.