Yusuf Arslan
31 Mayıs 2026
Son zamanlarda teknoloji sektöründe yaşanan büyük işten çıkarmalar, yazılım mühendisleri arasında rekabeti artırırken, yapay zeka uygulamalarının iş süreçlerine entegrasyonu insan kaynakları (İK) alanında köklü değişikliklere yol açtı. Google DeepMind ve Anthropic gibi önde gelen şirketlerin verilerine göre, yazılımcıların hemen hepsi artık kod yazma, veri analizi ve hata ayıklama aşamalarında yapay zekadan faydalanıyor. Ancak, şirketlerin mülakat yöntemleri, bu yeni çalışma dinamiklerinin oldukça gerisinde kalmaya devam ediyor.
**GELENEKSEL TESTLER İTİRAFA UĞRADI**
Yıllardır yazılımcı adaylarını üniversite sınavlarına benzer katı kurallara dayalı ezbere kodlama testlerine tabi tutan şirketler, bu yöntemlerin gerçek potansiyeli yansıtmadığını kabul etmeye başladı. Sektör uzmanları, yapay zekanın yazılım mühendisliğini “basit işçilikten” çıkararak, stratejik karar verme süreçlerini yöneten bir “mimarlık veya yapımcılık” rolüne dönüştürdüğünü ifade ediyor.
**YENİ BİR YAKLAŞIM GEREKİYOR**
Uzmanlar, yapay zekanın yazılım mühendisliğindeki rolünü, sürücüye yol tarif eden ancak varış noktasını seçmeyen bir navigasyon uygulamasına benzetiyor. Bu bağlamda, birçok şirketin mülakatlarda yapay zeka kullanımını yasaklaması ve kopya endişesiyle ekran paylaşımı talep etmesi, iş dünyası ile gerçek yaşam arasındaki farkı her geçen gün daha da açıyor.
**DİNAMİK KRİTERLER**
Yapay zeka modellerinin hızla gelişmesi, şirketlerin iş ilanlarında aranan niteliklerin sürekli değişmesine yol açıyor. Örneğin, bir pozisyon için belirli bir programlama dilinde uzmanlık arayan bir şirket, sadece birkaç hafta içinde yapay zekanın diller arası çeviriyi hatasız ve anında gerçekleştirdiğini görerek bu şarttan vazgeçebiliyor. İşe alım uzmanları, bu durumu “hem adaylar hem de yöneticiler için sürekli değişen bir hedefi vurmaya çalışmak” şeklinde tanımlıyor.
Gelişen teknoloji ve değişen iş dinamikleriyle birlikte, iş görüşmelerinin de yeniliklere adapte olması gerektiği bir gerçek. Adayların potansiyelini daha iyi değerlendirmek için, yenilikçi ve esnek mülakat yöntemlerine geçiş kaçınılmaz görünüyor.
