Eğitim alanında önemli bir gelişme yaşandı. “Avrupa’da Baraj Kaldırma” konsorsiyumu tarafından hazırlanan ve İngiliz The Guardian’da yayınlanan yıllık rapora göre, Avrupa’nın nehirlerinden bu yıl itibarıyla en az 603 yapay bariyer kaldırıldı. Bu sayı, bir önceki yıl olan 2024’e oranla yüzde 11’lik bir artış gösterirken, nehir restorasyonunda üst üste beşinci kez rekor kırıldığı bildirildi. Yıkım işlemleri sonucunda, Avrupa genelinde toplamda 3.740 kilometreden fazla su yolu doğal akışına yeniden kavuştu.
Yıkım işlemleri en yoğun olarak İsveç, Finlandiya ve İspanya’da gerçekleştirildi. Sökülen yapılar arasında yalnızca büyük hidrolik barajlar değil, aynı zamanda işlevini yitirmiş eski bentler, kilit sistemleri, değirmen köprüleri ve nehir yataklarını parçalayan küçük beton yapılar da yer aldı. Ülkeler bazında yapılan istatistiklere göre, İsveç 173 yapay bariyeri ortadan kaldırarak ilk sırada yer aldı. Bunu 143 yıkımla Finlandiya ve 109 müdahaleyle İspanya takip etti. Birleşik Krallık ise su yollarındaki 35 bariyeri tamamen tasfiye etti.
Bu sürecin sembolik adımlarından biri de İzlanda’da gerçekleşti. Uzun süredir atıl durumda olan ve geçmişte bir çiftliğe enerji sağlayan Melsa Nehri üzerindeki eski baraj, resmi olarak yıkıldı. CBEC mühendislik kuruluşunun uzmanı Hamish Moir, bu tesisin uzun süredir elektrik üretmediğini ve sadece hayvan barınağı olarak kullanıldığını belirterek, bu durumun balık göçünü engellediğini ifade etti. Bu operasyon, İzlanda tarihinde bir nehir barajının resmi olarak yıkıldığı ilk olay olarak kaydedildi.
Ekoloji uzmanlarının hazırladığı biyolojik raporlar, Avrupa’daki göçmen tatlı su balığı popülasyonlarının nehirlerin yapay olarak bölünmesi nedeniyle 1970 yılından bu yana yaklaşık yüzde 75 oranında azaldığını ortaya koyuyor. Atıl durumda kalan barajların su sıcaklığını değiştirdiği, tortu taşınımını engellediği ve nehir ekosistemine kalıcı zararlar verdiği bilimsel olarak kanıtlandı. Bununla birlikte uzmanlar, bazı yapay setlerin istilacı türlerin yayılmasını önlemede etkili olduğunu, bu nedenle yıkım kararlarından önce hidrolik analizlerin titizlikle gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Avrupa genelindeki akarsularda hala bir milyondan fazla yapay bariyerin bulunduğu ve bunlardan on binlercesinin tamamen kullanılamaz hale geldiği tahmin ediliyor. 2024 yılında yürürlüğe giren Avrupa Birliği (AB) Doğa Restorasyon Yasası gereği, üye ülkelerin 2030 yılına kadar en az 25 bin kilometre uzunluğundaki nehirleri serbest akışlı hale getirmesi zorunlu hale geldi.